Basına ve Kamuoyuna

Saygın bir bilim insanı ve kararlı bir insan hakları savunucusu olarak ömrünü sadece ülkemizde değil tüm dünyada halkın sağlığını korumaya ve başta işkence olmak üzere insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adayan sevgili arkadaşımız Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklanması hiçbir şekilde KABUL EDİLEMEZ!

Siyasal iktidarın talimat ve müdahaleleri sonucu gerçekleşen bu tutuklama kararı yargı bağımsızlığı açısından endişe, demokrasi değerleri bakımından ise utanç vericidir.

Siyasal iktidar ve destekçileri günlerdir damgalayıcı, itibarsızlaştırıcı ve suçlulaştırıcı söylemlerle sevgili arkadaşımız Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklanmasını kamuoyu nezdinde gerekli ve meşru hale getirme çabası içindeydiler. Yargıya yönelik talimat ve müdahaleler sonucu bugün verilen tutuklama kararı, yargı bağımsızlığı açısından endişe, demokrasi değerleri bakımından ise utanç vericidir.

Bilindiği gibi 20 Ekim 2022 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sevgili arkadaşımız hakkında, bir haber kanalına yaptığı açıklama nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2’nci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 301/2. maddesi kapsamında soruşturma başlattığını duyurmuştu. O sırada yurtdışında olan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, 21 Ekim 2022 tarihinde avukatları aracılığıyla ifade vermeye hazır olduğunu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletmişti. Nitekim 23 Ekim 2022 Pazar günü Türkiye’ye dönenen arkadaşımız, ifadeye çağrılmayı beklerken dün sabah keyfi ve hukuk dışı bir şekilde evine baskın yapılarak gözaltına alındı. Daha sonra da apar topar Ankara’ya götürüldü. Avukatları gözaltı kararını veren Cumhuriyet Savcısı’na hiçbir şekilde ulaşamaz ve süreçle ilgili bilgi alamazken kolluk güçlerinin marifetiyle basına servis edilen dezenformasyon amaçlı haberlerle “soruşturmanın gizliliği” dahil pek çok temel hukuk ilkesi kasıtlı bir şekilde ihlal edildi.

İHD ve TİHV olarak 21 Ekim 2022 tarihinde ve dün yaptığımız açıklamalar ile Şebnem Korur Fincancı’nın hedef gösterilerek hakkında soruşturma başlatılmasını ve hukuk dışı bir şekilde gözaltına alınmasını kınamış ve derhal serbest bırakılması gerektiğini ifade etmiştik.

Dünkü açıklamamızda arkadaşımızın gözaltı alınmasına dair söylediklerimizi ne hazindir ki bugün tutuklanması karşısında tekrarlamak zorunda kalıyoruz. Bu tutuklama her şeyden önce bu ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünü tümden ortadan kaldırmaktadır. Bu tutuklama bilimi, iyi hekimliği, başta işkence olmak üzere insan hakları ihlallerinin önlenmesini, barış ve demokrasi mücadelesini engellemektir. Başka bir deyişle tüm topluma gözdağı vermektir.

Ancak, bu kabul edilemez tutuklama kararı karşısında hiçbir şekilde sessiz kalmayacağız. Bundan önce olduğu gibi bundan sonrada her koşulda hakikate, iyi hekimliğe, hukukun üstünlüğüne, insan hakları, barış ve demokrasi mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Sevgili arkadaşımızın en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşması ve hakikatin görünür kılınması için başta yasal itiraz süreçleri olmak üzere her türlü çabayı göstereceğiz.

Saygın bir bilim insanı ve kararlı insan hakları savunucusu olarak ömrünü sadece ülkemizde değil tüm dünyada halkın sağlığını korumaya ve başta işkence olmak üzere insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adayan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ONURUMUZDUR!

Bu hukuksuzluk ve haksızlığa karşı Türkiye ve dünyada oluşan dayanışma ortamlarının da katkısıyla sevgili arkadaşımızla en kısa zamanda kucaklaşacağımızdan hiç kuşkumuz yoktur.

Saygılarımızla,

Türkiye İnsan Hakları Vakfı – İnsan Hakları Derneği