Polisin Kabul Edilmez Şiddeti ve Hükümetin Tavrı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri bir kez daha uluslararası belgelerde ve anayasa da bir hak olarak tanınan barışçıl yöntemlerle toplanma ve gösteri yapma hakkını kullananların polis şiddetine maruz kalmalarını gündeme taşıdı.

İstanbul'da 6 Mart’ta Saraçhane ve Beyazıt'ta 8 Mart Dünya Kadınlar günü etkinlikleri sırasında polisin aşırı güç kullanarak biber gazı ile etkisiz hale getirdiği göstericileri yerlerde sürüklemesi, tekmelemesi coplarla dövmesi sonrasında Hükümet yetkililerinin yaptıkları göstericilerin “polisi tahrik ettiği” yönündeki talihsiz ve polisi şiddet kullanması için motive edici açıklamaları; 8 Mart günü Malatya ve Tarsus’ta yapılan gösterilerde meyvelerini verdi. Malatya ve Tarsus’ta 8 Mart’ta “kadına yönelik şiddete karşı gösteri yapan kadınlar polis dayağı ve gözaltı uygulanmasına maruz kaldı. .

İstanbul’un ardından Malatya ve Tarsus’da da polisin göstericilere karşı şiddet kullanması güvenlik güçlerin şiddet kullanmasının spesifik bir olgu olmadığını ortaya koymaktadır.

Ankara'da Emine Erdoğan'ın katıldığı 8 Mart töreninde yaşanalar ise polisin şiddet kullanırken bile eylemcilerin politik kimlikleri üzerinden ayrımcılık yaptığını bir kez daha gösterdi.

İnsan Hakları Derneği polisin barışçıl gösteriler karşısında takındığı şiddeti, eylemcilerin politik kimlikleri ne olursa olsun kabul edilemez bulmakta ve kınamaktadır.

İnsan Hakları Derneği Başbakan, İçişleri ve Adalet Bakanlarının yaptıkları açıklamaların polisi şiddet kullanmak ve gösterileri terörize etmek için yüreklendirdiğinin ve demokrasi ile bağdaşmadığının altını çizer.

Başta İçişleri Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcıları olmak üzere tüm yetkili makamları, barışçıl gösteri yapanlara karşı şiddet uygulanmasında sorumlulukları bulunanlar hakkında idari ve adli soruşturmanın yapılması için göreve çağırıyor ve bu olayın takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

Bir cevap yazın