DTP’ye Saldırılar

Yaklaşan 29 Mart yerel seçimleri öncesi, ülkede hareketlenen atmosfer bir kesim tarafından demokrasi yarışı, bir kesim tarafından özgür seçim ortamı gibi kavramlarla tanımlanmaya çalışılsa da, bu süreçte ihlallerin hızlandığı, her kesime yönelik olarak saldırıların arttığı gözlerimizden kaçmıyor. Ülkedeki seçim ikliminin, görece durgun dönemlere nazaran, hak ihlallerinin daha sessiz geçiştirildiği, bulanık suda avlanmanın kolaylaştığı, emekçilere, devrimcilere yönelik saldırıların arttığı insan hakları savunucularının sesinin boğulduğu bir dönem olarak yine muktedirlere hizmet ettiği daha önceki deneyimlerimizle de  sabittir.

Küresel sermeyenin içine düştüğü buhranın kitleler üzerindeki etkileri gözlerden ırak bir yerlere savrulmakta, işten çıkarılan işçiler halen kentin meydanlarında açlık grevi yaptığı halde kimsenin gündemini meşgul etmemekte, cezaevlerinden her gün yeni bir hasta mahkumun ölüm haberi gelmekte ve son gözaltılar hariç yaşları 13-18 arasında 250 çocuk “terörist” oldukları gerekçesiyle ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesine aykırı olarak cezaevlerinde tutulmaktayken, seçim atmosferi tüm bunların örtüsü olarak iş görmeye devam etmektedir.

Elbette her dönem olduğu gibi bu dönem de Demokratik Toplum Partisi’ de saldırıların menziline alınmakta ve seçimlere diğer partiler ile eşit koşullarda girmesinin engellenmesi gayesiyle değişik senaryolar uygulamaya konulmaktadır.  Öncülleri olan partilerin karşılaştığı uygulamalar DTP nin de karşısına çıkmış ve bu seçimler öncesi doğrudan veya kerhen desteklenen saldırılarla DTP nin önü kesilmeye, Kürt  halkının sesi boğulmaya çalışılmaktadır. Hemen her gün DTP ye yönelik olarak gerçekleşen bir saldırı haberi gelmekte ve hemen akabinde saldırganların kaçtıkları eklenmektedir.

Mersin’in Mezitli İlçesi ile, Akdeniz İlçesi’ne Bağlı Adanalıoğlu Beldesi’nde DTP seçim bürosu saldırıya uğramış, parti bayrakları ve başkan adaylarının resimleri bıçaklarla kesilmiştir.

DTP Çanakkale Kepez Seçim Bürosu’na kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce saldırı düzenlenmiş, parti bayrakları parçalanarak sokağa atılmıştır. DTP Alaşehir İlçe binasına bir grup ülkücü tarafından saldırı düzenmiş ve saldırıda ilçe binasında maddi hasar meydana gelmiştir.

DTP’nin Bahçelievler Soğanlı’da bulunan seçim bürosuna  kimliği belirsiz (!) kişi ya da kişiler tarafından saldırı düzenlenmiş ve seçim bürosu tahrip edilmiştir.

Kartal İlçesi’ne bağlı Raman Mahallesi’nde de bulunan seçim bürosuna gece geç saatlerde saldırı düzenlenmiştir. Bodrum’un Turgutreis Beldesi’ndeki DTP’nin seçim bürosu,  gece kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce molotof atılarak yakılmıştır.

DTP Bingöl seçim bürosuna taşlı saldırı düzenlenmiş gece düzenlenen saldırıda seçim bürosunun camları kırılırken, büroda maddi hasar oluşmuştur. Büro Emniyete çok yakındır ve tamamen Mobbese kameralarıyla gözlenen bir yerdedir.

Tüm bu saldırıları münferit diye niteleyenler veya vatandaşların kabaran hissiyatları ile izah etmeye çalışanlara biz insan hakları savunucuları olarak buradan soruyoruz. Bunlar münferit veya vatandaş hissiyatı ise, İzmir’de DTP parti meclisi üyesi , DTP -YDG merkezi üyesi ve DTP İl seçim Komisyonu üyesi gençlerden oluşan 8 kişilik bir gurubun  polis baskını ile evlerden ve caddelerden gözaltına alınmasını 3 gün boyunca göz altında tutulmalarını ne ile izah edeceğiz? Bu da kolluğun kabaran hissiyatımıdır? Ve bu ülkede yurttaşların hakları ve can güvenlikleri sürekli bir kesimin hissiyatının dalgalanmalarına mı bağlı olacaktır? 
 
DTP yöneticisi ve aktif çalışanı olan bu gençlerden bir kısmı kalmakta oldukları evden gözaltına alınmış ve bu işlem sonrası evlerinden daha önce hiç görmedikleri poşetler çantalar çıkmış ve kendilerine bunların içerisinde bomba yapımında kullanılan malzemelerin bulunduğu söylenmiştir.  Gerek olay yeri inceleme çalışmalarındaki özensizlik gerek hazırlık aşamasındaki delil toplama faaliyetlerinden,  malzemelerin bu evden çıkmasının ihtimal dahilinde olmadığına süphelilerin avukatları olarak bizler de da ikna olmuş bulunmaktayız. Tüm bu olup bitenler hiç yabancısı olmadığımız Kürt halkının sesini boğma, iradesinin seçim sandığına yansımasının engellenmesi gayretidir. Bu gayret neticesi Meclisteki tüm partilerin tüm boğazlaşmalarını bir kenara bırakarak   Cumhuriyet tarihinde eşi görülmemiş bir çoğunluk ile bir günde ittifak kurarak seçim pusulasını değiştirdiklerine tanık olduğumuz  bu ülke aynı zamanda saldırıların, faili meçhullerin, parti kapatmaların fayda etmediğine de tanıklık etmiştir. Zira DTP’nin  öncülleri olan HEP- DEP -HADEP ve DEHAP ın üzerinde oynanan tüm oyunlara rağmen DTP bu gün Millet Meclisindedir.

AKP hükümeti bir yandan Kürt Sorununa açılım getireceği vaadi ile Kürt seçmenin oylarına göz dikmiş ve sırf bu sebeple çözüm adına suya yazılar yazmaktan öte anlamı olmayan adımlar ile omurgasız siyasetine devam ederken diğer yandan operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar ile aslına sadık olduğunu ilan etmektedir. Demokratik Toplum Partisi’ne yönelik sivil gibi görünen ve resmi olarak yürütülen tüm bu saldırıların hükümetten güç alınmaksızın yapılamayacağını bizler gayet iyi biliyoruz. Benzer bir saldırının sistem partilerinden birisine yönelmiş olması ihtimalinde 2. bir saldırıyı gerçekleştirmeyi  imkansız kılacak önlemlerin alınacağı aşikardır. DTP’ ye yönelen saldırıların da istendiği takdirde mutlak surette önlenebileceği tartışmasızdır.

Seçim tarihi yaklaştıkça saldırıların artmasından endişe etmekteyiz. AKP aksi kanaatteyse sözkonusu saldırılara karşı etkili ve kesin önlemler almalı ve sorumlular derhal yakalanarak, yargı önüne çıkarılmalıdır. DTP ye yönelik saldırılara tavizsiz karşı konulacağı mesajı tereddütsüz verilmelidir.  Bölgede ve metropollerde DTP seçim çalışmalarının önü açılmalı ve her türlü kısıtlama ile mücadele edilmelidir. AKP hükümeti tüm bu önlemleri eksiksiz ve samimiyetle almadığı sürece seçimlerin adil geçemeyeceğine ve seçmen iradesinin sandığa yansımayacağına dair düşüncemiz değişmeyecektir. Seçim sonuçlarına düşecek bir gölge bölgede ve tüm ülkede istikrarsızlığa neden olacaktır ve bu gölgeyi önlemenin yegane yolu DTP nin seçim yolculuğunu güvenli bir şekilde tamamlamasının sağlanmasından geçmektedir.

İHD İzmir Şubesi

Bir cevap yazın