AÇIKLAMALAR, MANŞET
AYM'nin 11 Haziran 2021 Tarihinde Yayınlanan 2016/2629 Başvuru Numaralı Cizre Kararına İlişkin Eş Genel Başkanı'mız Öztürk Türkdoğan'ın açıklaması
Sokağa çıkma yasağının devam ettiği Cizre’de Ocak-Şubat 2016 aylarında 3 farklı bina bodrumunda yüzden fazla sivil yaşamını yitirmiştir. Bu sivillerin basın aracılığı ile yardım taleplerine duyarlı ve hak savunucusu avukatlar olarak cevap verip yaşamlarını kurtarmak için ihtiyati tedbir talepli olarak AYM ve AİHM’e başvurular yaptık. Derya Koç ve arkadaşlarının yaşam haklarının korunması amacı ile 10 Şubat 2016 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talepli başvuru yapmış, bu başvurumuza 2016/2629 başvuru numarası verilerek, talebimiz 12 Şubat 2016 günü ölüm haberinin alınması nedeniyle ‘tedbir verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmişti. Bu karar henüz verilmeden aynı gün akşam saatlerinde de AİHM’e başvuru yapmıştık.
10 Şubat 2016 tarihinde tedbir talepli olarak yaptığımız başvuruda AYM’nin 2016/2629 başvuru numarası verilmiş, başvurucular olarak Derya Koç, İbrahim İverendi, Lokman Bilgiç, Murat Keskin, Sinan Kaya, Fırat Malda, Orhan Tunç, Meryem Akyol, Mürsel Dalmış, Sıtar Öztürk, Murat Tunç, Abdülselam Turgut, Fatma Demir, Emek Aydın, Mesut Özer, Abdullah Özgür, Agit Aydın, Barış Ağadır, Sahip Edin, Ferhat isimli kişiler belirtilmişti. Bu kişiler yaşamını yitirdiğinden bu kişilerin yakınları üzerinden başvuru devam ettirilmiştir.
Derya Koç’un babası Kemal Koç, Abdullah Özgül’ün babası Mehmet Siraç Özgül, Meryem Akyol’un babası Mehmet Akyol, İbrahim İverendi’nin annesi Nermiye İverendi, Lokman Bilgiç’in babası Sait Bilgiç, Sitar Özkül’ün babası Selim Özkül, Fatma Demir’in abisi Recep Demir, Abdülselam Turgut’un abisi Süleyman Turgut, Sahip Edin’in annesi Zekiye Edin, eşi Berivan Edin, çocukları Muhammet Ali Edin, Arjin Edin, Süleyman Edin ve Sahip Baran Edin, Orhan Tunç’un babası Ahmet Tunç ve nikahsız eşi Güler Yerbasan adına usulüne uygun olarak çıkarılmış vekaletnameler ve kimlik fotokopileri hazırlanmıştır. Diğer yaşamını yitiren kişilerin ailelerine ulaşılamamıştır. Toplam 10 kişi üzerinden başvuru sürdürülmüştür.
Aradan 1 yıl 9 ay geçtikten sonra Anayasa Mahkemesi Bölümler Raportörlüğü tarafımıza bir mektup göndererek, eksikliğin giderilmesi bildiriminde bulunmuş ve mektupta belirtilen eksiklikleri 15 gün içerisinde tamamlamamız gerektiğini belirtmiştir. Bu mektubu 13.11.2017 tarihinde teslim aldık. Yazıyı alır almaz ek süre talep ettik. 15 günlük süre dolduktan sonra ek süre talebimize 01.12.2017 tarihinde olumlu cevap verilmiştir. Biz de bu tarihi esas alarak 30 gün içinde istenilen evrakları teslim ettik.
Derya Koç ve arkadaşlarının yaşamlarının korunması amacı ile 10 Şubat 2016 tarihinde AYM’ye yaptığımız başvuru 12 Şubat gündüz vakti sonuçlanmadığından ötürü 12 Şubat 2016 tarihinde AİHM’e başvuru yaptık. AİHM’de devam eden 8536/16 başvuru numaralı Koç ve diğerleri, 4133/16 başvuru nolu Ahmet ve Zeynep Tunç, 31542/16 başvuru nolu Tunç ve Yerbasan Türkiye davalarında, AİHM kabul edilebilirlik ve esasla ilgili olarak Türkiye Hükümetinin savunmasını talep etmiştir. Hükümetin 21 Temmuz 2017 tarihli savunmasında başvurumuz ile ilgili iç hukukun tükenmediği, başvurumuz hakkında Anayasa Mahkemesinin 2016/2602 bireysel başvuru numaralı dosyasında davanın devam ettiği belirtilmişti. AİHM karar vermeden önce Türkiye iç hukukundaki gelişmeleri anlatmış ve takipsizlik kararlarına yaptığımız itirazların red edilmesi üzerine her bir başvurucu için ayrı ayrı AYM’ye başvuru yapmaya başladığımızı da belirtmiştik.
Ayrıca 11 Ekim 2017 tarihli AİHM’e cevap beyanımızda, Anayasa Mahkemesine yaptığımız tedbir talepli başvurumuzu anlatmış, tedbir talebimizin 12 Şubat 2016 tarihinde kabul edilmediğini ve Anayasa Mahkemesi kararında başkaca bir bilgiye yer verilmediğini ve böylece başvurumuzun sonuçlandığını ifade etmiştik. Çünkü, Anayasa Mahkemesi bizlere eksikliğin giderilmesi bildirimi yapmamış ve esas başvurusu yapacağımızı bildirmemişti.
AİHM bu başvuruyu (8536/16) 4 Nisan 2019 tarihinde Türkiye iç hukuku tüketilmediği için usulden red etmiştir. İç hukuk gereği ber bir başvurucu bakımından soruşturma sürecinin bitmesi ve konunun bu şekilde AYM önüne getirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 66. Maddesinde bireysel başvuru bürosuna gelen başvurular hakkında şekli incelemenin yapılarak eksikliğin tespit edilmesi halinde başvurucuya bu durumun bildirileceği belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğün 73. Maddesinde ise tedbir taleplerinin öncelikle görüşüleceği ve tedbir ile ilgili kararın verilmesi ile birlikte en geç 6 ay içinde esas kararın verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
10 Şubat 2016 tarihinde tedbir talepli olarak Anayasa Mahkemesine başvurduk. Anayasa Mahkemesi başvurunun aciliyeti nedeni ile kamu kurumları ile gerekli yazışmaları yapmış, bizlerin ek beyanlarını almış ve sonuçta 12 Şubat 2016 tarihinde tedbire yer olmadığına dair karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğüne göre bu karar ile birlikte veya en geç 6 ay içinde başvuruculara veya vekillerine eksikliğin giderilmesi bildirimi yapılarak, eksikliğin giderilmesi gerektiğini belirtmeleri gerekirdi. AYM bu işlemleri süresinde yapmamıştır.
Anayasa Mahkemesi kendi İçtüzüğüne aykırı olarak başvurumuzdan 1 yıl 9 ay sonra başvuruculara eksiklik bildirimi mektubu göndermiştir. Bu durumun AİHM’de devam eden davamız ile ilgili olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak usul hükümleri uyarınca Anayasa Mahkemesi’nin tarafımızdan talep ettiği;
- Başvurucuların açık kimlik ve adres bilgileri ile nüfus cüzdan fotokopileri ekteki yenilenmiş başvuru dilekçesinde ve ekinde yer almıştır.
- Usulüne uygun olarak çıkarılmış ve onaylanmış vekaletnameler ektedir.
- Başvuru yapıldıktan sonra gerçekleşen işlemler ile ilgili bilgiler yenilenen başvuru dilekçesinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
- Başvuru formu eksikliğin giderilmesi bildirim yazısında belirtildiği gibi açıklanarak yenilenmiştir.
×