“ENGELLİ KİŞİLERİN FIRSAT EŞİTLİĞİ İÇİN AYRIMCILIĞA HAYIR”

İnsan hak ve özgürlüklerinin temelini oluşturan eşitlik ve insan hakları belgelerindeki ayrımcılık yasağı engellilerin toplumsal hayata katılımının ve üretkenliğinin temelini oluşturmaktadır. Eşitlik terimi, basitçe herkese aynı biçimde davranmak demek değildir. Eşitlik, toplumdaki farklı grupların fırsat eşitliğine sahip olmalarının önündeki engelleri anlamak ve bunların ortadan kaldırılmasını sağlamak anlamına gelir. İnsan olarak hepimiz; değiştirebileceğimiz özelliklerimiz olduğu kadar, değiştiremeyeceğimiz özelliklere de sahibiz. İşte ayrımcılık sahip olduğumuz bu farklı özellikler temelinde ortaya çıkmaktadır. Fiziksel ve zihinsel farklılıkları olan 600 milyondan fazla insan, dünyadaki sosyal politikalar ve toplumsal çevrenin düzenlenmesindeki hatalar nedeni ile engelli konumundadır.
Farklı ülkelerde, farklı fiziksel, farklı sosyal ve kültürel koşullarda yaşamalarına rağmen dünya engellileri ortak sorunlar yaşıyorlar. Sınırlı eğitim ve öğretim olanakları, düşük gelir ve kazanç, yüksek düzeyde işsizlik, kötü barınma-beslenme ve sağlık koşulları ile benzer ayrımcılık deneyimleri ve iş olanakları, kamu hizmetleri ve fırsatlarından eşit olarak yararlanamamak bütün engellilerin sorunlarıdır. Türkiye’de de resmi rakamlara göre nüfusunun da yaklaşık %11’i engellidir.
Uluslararası insan hakları belgeleri engellilerin diğer insanlarla eşit düzeyde siyasi, kültürel, ekonomik ve sosyal haklardan yararlanması gereğinin altını çizer. Oysa gerçek, belgelerin yazdıklarından farklıdır. İhmal, göz ardı etme, dışlama, ayrıştırma, farklılaştırma yoluyla engelli kişiler genellikle ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını kullanmaktan yoksun bırakılırlar. Engelli kişiler genellikle cinsiyetsiz olarak ele alınırlar ve bu da özellikle engelli kadınları çok kolayca ikili bir ayrımcılığa maruz bırakır.
Bu nedenle eğitimden istihdama kadar toplumsal hayatın her alanında etkin olarak uygulanacak eşitlik politikaları hayata geçirilmelidir. Önyargılar ve ayrımcılık engelli insanların yaşamsal olanaklarını kısıtlamakta kamu hizmetlerine erişimini de sınırlamaktadır.
İnsan Hakları Derneğinin engellilik sorun alanındaki genel amacı, engellilerin insan haklarının korunması ve bu bağlamda engellilere karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmaktır. Engelli kişilerin kamusal yaşamın her alanına tam ve bağımsız kişiler olarak katılımı, çalışma alanında fırsat eşitliğinin sağlanması ile sağlık ve eğitim-öğrenim hizmetlerine tam olarak erişebilmelerinden geçmektedir.
Engellilik, kaynağı itibariyle toplumsal bir sorundur ve bu engeller, kamu politikaları ve toplumsal düzenlemeler yoluyla kaldırılmalıdır. İnsan hakları açısından engellilik sorununun özü budur. Bu sorunun çözümünde atılması gereken ilk adım, engelli kişilerin ve onların karşı karşıya olduğu engellerin görünür hale getirilmesidir.
Ayrımcılık yasağı, insan hakları hukukunun genel kurallarından biridir. Devletlere hukuksal yükümlülük getiren insan hakları belgelerinde ayrımcılık yasağı, belgede belirtilen hakların korunması veya gerçekleştirilmesinin sağlanmasında kişilerin rastlantısal bazı özelliklerinin (ırk, renk, milliyet, cinsiyet, toplumsal statü ve engellilik de dahil başka durumlar) eşit muameleyi engellememesi yönünde bir görev yükler.
İHD olarak engelli insanların fırsat eşitliğinin sağlanması ve ayrımcılığın önlenmesi için;
TBMM’yi; Anayasadan başlayarak engellileri de açıkça zikreden ayrımcılık yasağı düzenlemelerini yapmaya, başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere BM ve ILO Sözleşmelerine, AB Direktiflerine ve engelli hakları alanındaki diğer uluslararası kabullere uygun bir engelliler eşitlik politikaları oluşturmaya,
Hükümeti; Birleşmiş Milletler Engelli İnsanlara İlişkin Dünya Eylem Planına ve standart kuralların hayata geçirilmesine uygun davranmaya, kamu hizmetlerinin planlanmasında ve sürdürülmesinde engellilerin varlığını göz önünde bulundurmaya, eğitim ve sağlık hizmetlerini engelliler için daha ulaşılabilir kılmaya ve engellilerin maruz kaldığı ayrımcılığın önlenebilmesi için toplumun diğer kesimleri için bilinç yükseltici faaliyetleri sürdürmeye,
Yerel Yönetimleri; kentsel çevreyi ve hizmetleri engelli insanların katılım ve erişilebilirliği açısından planlamaya ve düzenlemeye,
Sivil toplum örgütlerini; engellilerin insan hakları konusunda duyarlı ve engellilerin sorunlarına ilişkin farkındalık yaratmak için etkin olmaya,
Medyayı; önyargıların ve ayrımcılık uygulamalarının ortadan kaldırılmasına yönelik faaliyetlere destek vermeye,
Ve herkesi; engelli insanlar konusunda bir kez daha düşünmeye ve önyargılarından arınmaya çağırıyoruz.
İnsan onurunda ve haklarımızda hepimiz eşitiz.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

Bir cevap yazın